| Hatırlar Mısın? |
|
|
‘Bismillâhi evvelehü ve âhirehü'-Sırrı mübarek bilip, bu dünyada yanacak dahi olsa doğruya doğru diyebilen, can kardeşime ithafımdır.- Büyük hayallerin fani bedenlere sığamadığı Gül kokulu, Yusuf yüzlü neslin Masum çocuklarıydık. Adımızı henüz öğrendiğimizde Hicret etti arzularımız. İsimlerimizi diğerlerinin isimlerinin Hep sonuna ekledik. Kestik bileklerimizi çocukça Vazgeçtik kanlarımızı kardeş etmekten safça. Çünkü biz ezelden kardeştik. Babalarımızın nasihatiydi, Birbirimizin arkasında saf tutmak… En büyük kavgalarımızı da en önde durmamak için verdik. Ayağı takıldı birimizin diğerimiz sendeledik, Birimizin güneşine diğerimiz gölgeydik. Ah kardeşim, hatırlar mısın, Biz birbirimizi ne kadar masumca sevdik. Ne ihtişamlı hayatlarımız vardı, Ne de çocuklarımıza anlatacak hikâyelerimiz... İsmimiz dahi unutulsun istedik. Dualarımızda bile silindi ismimiz dudaklarımızdan, Bir diğerimiz mırıldandı esamemizi. Ki değil miydi ki; unuttukça kendimizi Diğerimizin dualarında onun isimleri. Öyle büyüktü ki hayallerimiz; Muhayyilemiz almadı bir avuç kalmayı. Ki emirdi ilmi paylaşmak, Sırlarımızı değilse bile paylaştık bildiklerimizi. Daire-i düşlerimizi böylece genişlettik. Çocukluğumuzun saf yemininin Ancak çocuk saflığında vücut bulduğunu unuttuk. Yahut unutturulduk Ahsen-i takvim üzere. Hilkaten hediye sandığımız samimiyetin Bilemedik giyildiğini libas gibi. Libasın da bir gün kirlendiğini ve Oynarken kirlettiğimiz elbiselerimizi yıkayan analarımızın Her elbiseyi yıkayamadığını yeni öğrendik. Gemiler yüzdürdüğümüz suların aksinde Taramıştık saçlarımızı. Bir diğerinin sobelenmesine Tahammül edemezdik. Hep birbirimize yakalanırdık saklambaçlarımızda… Zamanla kirlendi sular, Mikropları öldüren ilaçların rengi saçlarımızda… Şakasına değil artık saklanmalarımız, Devr-i hicabın nihayetinden olsa gerek, Saklanan sadece biz kaldık. Devirden devraldım birçok hissi, Çocukluğumuzdaki gibi yüzüm altında yorganın. Utanması gerekenlerin yerine bile utanan, Karabeti bizlere miras olarak bırakan Bir neslin varisi bizler, İzini taşıyoruz hâlâ boyunlarımızda yağlı urganın. Yere düşen kan bizim… Bizim hâlâ aynı hayallerimiz, kardeşim, Ellerimi göğe doğru açtım, Kulaklarımda çınlayan dudaklarının mırıltısı… Uçurumun kenarından kaçtım, İşte, zaman, o zaman ki; Kabil kovaladı Ben kaçtım. Gaflet anlarım da oldu elbet, Güneşe gölge, gölgeye güneş sen Nâ oldun yanlışlarıma… Ah kardeşim, hatırlar mısın, Ah kardeşim, Ah… |
Genç Akademisyenler ve Üniversiteliler Derneği'nde Bu Hafta: 26 Aralık 2009 Cumartesi günü saat 18.00'de MHP eski MYK Üyesi İsmail Hakkı KÜPÇÜ konuşmacı olarak teşrif edeceklerdir. Sayın KÜPÇÜ "2023 Yılında Dünya ve Türkiye" konusunda seminer verecektir. Katılımlarınızı bekliyoruz. GMK Bulvarı 114/9 Maltepe/ANKARA
| Sinema |
| YÖNETİM |
| FAALİYETLER |